Tarih Metodolojisi Ali Demir 2 Eylül 2017 10:10

Tarihe Yardımcı Bilim Dalları

Tarih, geçmişi inceleyen bir bilim dalı olduğu için geçmişle ilgili her bilim dalı tarihe yardımcı olmaktadır. Tarihi insanlar meydana getirir. İşte bu sebeple insanların geçmişte bıraktıkları her iz tarih için büyük önem taşır. Örneğin; kitabeler, mezarlar, mimari yapılar… Bu izleri ortaya çıkarabilmek için tarih, bu konularla ilgili olan bilim dallarıyla ortak çalışır.

Herhangi bir ilim kolu bir meselenin izahında hiçbir zaman tek başına yeterli olamaz. Her ilim kolunda olduğu gibi tarih ilmine de yardımcı ilimler mevcuttur. Ancak bu ilimlerle tarihin münasebetlerini iyi bir şekilde ortaya koymak zorundayız. Örneğin geçmişte kullanılan bir alfabeyi ele alalım. Bu alfabenin kimler tarafından kullanıldığını bulabilmek için Paleografya bilimine ihtiyaç vardır veya saltanatla yönetilmiş bir devletin saltanat üyelerinin soy kütüğünü bulabilmek için Geneoloji bilimine ihtiyaç vardır. İşte bu şekilde tarih, diğer bilimlerle ilişkisini sürdürmektedir. Esasen insan davranışlarını inceleyen ve bugün müstakil bir ilim kolu sayılan birtakım disiplinler geçmişte tarihin içinde yer almaktaydılar. Bugün de tarihte birinci derecede ilgi görülürler.

Tarihe Yardımcı Bilimler

İnsanla ilgili her şey tarihin konusu içindedir. Böylece tarih için oldukça geniş bir çalışma sahası ortaya çıkmaktadır. Bu durum, tarihin diğer bilim dallarıyla çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Tarihe yardımcı bilim dallarını inceleyecek olursak;

Filoloji

Kelime anlamı “Dil bilimi” demek olan filoloji tarihin önde gelen yardımcılarındandır. Filoloji sayesinde eski kavimlerin dillerinin bünyesi, hangi dil grubuna mensup oldukları ve hangi kavimlerin dillerinden etkilendikleri ortaya çıkar.[1] Tarihte her vesikayı yazıldığı dilde okumak esastır. Ancak bu imkansızdır. Filologlar bu gibi esasları dilimize aktardığı için yardımcıdırlar. Filolojinin yardımı yalnız tercümeden ibaret değildir. Kelimelerin devirlerinde ifade ettiği manaların ve terimlerin izahı hususları da vardır. Diller arasında olan münasebetin incelenmesi, köklerin bulunması bağ ve ayrılığın işlenmesi yine filologlara ait bir iştir.

Epigrafi (Yazıt Okuma Bilimi)

Yazıtları bilimsel olarak okuyup değerlendiren bilim “Epigrafi” diye anılır.[2] Kitabeleri okuyup teşbih eden ve ilmen işleyen kimseye Epigraf denir. Kitabeler küçük ise epigram büyük ise Epigraf denir. Kitabeler, metinleriyle birlikte ciltler halinde neşredilirse Corpus adını alırlar. Sadece fesif ve tasnif edilirse Rogeşte adını alırlar.

Paleografya

Her türlü yazının, yani alfabenin kullanılmış eski çeşitleri demektir.[3] Bu bilim el yazılarıyla meşgul olur. Köklerini araştırır ve çözer. Bu işle uğraşanlara Paleograf denir. Her birinde ayrı yazılar kullanıldığından bunların okunması önemlidir. Bu yüzden bu bilimde birçok ihtisas kolları ayrılmıştır. Grek ve Lâtin paleografisi yanında Arap harflerinin de ihtisası ayrıdır. Bunların yazılış şekilleri de harflerinin de ihtisası aynıdır. Bunların yazılış şekilleri de bu husus aynı zamanda yazının tarihini de verebilir.

Dipnotlar

Vesikalar bilgisi demektir. Diplomatik vesika dendiği zaman, kâğıt üzerinde doğru tarihi materyal anlaşılır. Bu ilim vesikaların nevzi şekillerini tetkik ile vesikaların sahte veya gerçek olduğunu ortaya koyar.

Numizmatik (Meskukat)

Evvelce hükümdar lakablarını, hükûmet, sene ve mahallerini öğrenmek için kaynak sayılırdı. Şimdi ise daha ziyade üzerindeki resimler ve yazılar ile hakim unsurun sanatını, güzel sanat zevkini, keza darp mahalli olan ülkenin iktisadi hayatını, mali vaziyetini öğrenmek için sağlam kaynaklar olduğu anlaşılmıştır.[4] Paralar, tarihi bakımdan yazılı vesikalardan daha mühimdir. Gerek madeni gerekse muhteviyatları yönünden en önemli bir tarihi malzeme teşkil eder.

Heraldik (Arma Bilimi)

Armalar, bir hakimiyet işaretidir. Demir eşya veya silah, bayrak ve paralarda görülür. Binalarda da ender olmakla beraber armalar gözükür.

Geneoloji (Ensap Bilgisi)

Şecere, soy kütüğü, ailelerin menşeini ve atalarını gösterir. Bazı hallerde yüksek mevki elde eden bir zat, soyunun azizliğini göstermek için o zamanın asalet anlayışına göre soy kütüğü yaptırırdı. Bu hal soy kütüklerinin dikkatle tetkik edilmesini gerektirmiştir.

Metroloji

Ölçü ve artı bilimidir. Gerek tarihte, gerekse günümüzde ölçü ve tartıların birbiriyle ilişkilerini bildiren bir bilimdir.[5] Tarih ve iktisadi tetkiklerde ölçü birimi olup günümüz birimleriyle mukayesesi bakımından tarihi önemi haizdir.

Arkeoloji

Eski eserleri tanıma bilgisidir. Arkeoloji, tarihin ayrılmaz bir parçasıdır. Aslına bakılacak olursa, tarihi tetkikler, arkeolojik buluntularla desteklendiği zaman daha bir doğruluk; sağlamlık kazanır.[6] Tarihte geriye doğru gidildikçe vesikalar azalır. Bu bakımdan yazıların kaybolup, eksik olduğu yerlerde başvurulacak yegane malzeme eski eserlerin kalıntılarıdır. Arkeoloji, birçok eski devirlerin aydınlatılmasında önemli rol oynar.

Sigillografi (Mühürler)

Vesika bilinmeden bahseden büyücek eserlerde, vesikaların tasdikine yarayan vasıta olmak dolayısıyla mühürlerde kısaca görüşülür. Fakat mührün türlü şekillerinden sanatkarane inkişafı bakımından tetkiki ayrı bir saha teşkil eder.[7] 

Kronoloji

Tarihten kopma bir ilim dalıdır. Tarih için yer ve zaman önemli iki unsurdur. Kronoloji bu iki unsura cevap vermektedir. Hicri yıl, İslam devletleri tarafından kullanılmaktadır. Bu takvimin başlangıcı olarak (622) Miladi yılı alınır. Ay yılına göre hesaplanır. Miladi yıl, güneşin devrini esas alır ki, Ay yılı, güneş yılından 10 gün 8 saat 11 dakika daha kısadır. Türklerin, zaman tayini için orijinal takvimleri 12 Hayvanlı Türk Takvimidir. Bu takvimin ne kadar eski olduğu bilinmemekle beraber Hunlar, Göktürkler, Tuna Uygurları, Kırgızlar ve Uygurların kullandıklarını biliyoruz.

Etnografya

Tarih için yardımı çok büyüktür. Tarihin karanlık safhaları ekseriya etnografik mevad sayesinde aydınlatılabilir.[8] 

Sosyoloji

Tarih gibi sosyal olayları, sosyal yapıyı inceleyen bir bilim olarak tarihle ilişkisi olan bilimlerin başında gelir.[9] 

Psikoloji

İnsanın ruhi durumunu, iç dünyasını inceleyen bir bilim olup, tarihin temelinde de psiko-fizik hareketlerinin çok önemli yer tutması sebebiyle tarih için çok önemli bir bilim dalıdır.[10] 

Antropoloji

Irklardan, onların özelliklerinden, dağılışlarından ve karışmalarından bahseden ilme antropoloji, yani Irklar İlmi denir.[11] 

Hukuk

İnsanlar arasındaki her türlü ilişkinin belirlenmiş kuralların incelediği bir bilim dalıdır. Aile içi, devletler arası ilişkilere göre tarihe daha az gerekli ise de genelde hukuk da tarihçi için yararlı bir bilimdir. Hukuk biliminin genel esaslarının bilinmesi tarihçiye büyük yararlar sağlar.[12] 

İktisat / Ekonomi

Günümüzde önemi ve değeri daha da artan ekonomi, genel olarak tarihçinin bilmesi gereken bir bilimdir.

Diplomatik (Vesika Bilgisi)

Ülke içi veya devletler arası her türlü yazışmanın iç ve dış şartlarını inceleyen bilim dalıdır. Dar anlamda belgelerin (vesikaların), geniş anlamda ise ilgili daire ile ilgili bilgilerinde incelendiği bilimdir.

Siyaset Bilimi

Yenilerde etkinliği ve önemi artan bir bilimdir. Siyasetin, daha doğrusu idare etme sanatının ortaya koyduğu bir bilimdir. Kurucusunun Farabi olduğu söylenir.[13] 

Onomatoloji

Adlarla uğraşır. Bu isimlerde tarihi neticelerin çıkmasına yardım eder. Son zamanlarda çok ilgi görmüş bir bilimdir. Bu bilim dalı;

  1. Yer Adları
  2. Kişi Adları
  3. Su Adları

olmak üzere üç kola ayrılır.

Yukarıda da görüldüğü ve anlatıldığı gibi tarih birçok konuda başka bilim dallarına ihtiyaç duyar, çalışmalarında onlardan faydalanır.

Dipnot
  1. Ekrem Memiş, Tarih Metodolojisi, s. 33
  2. Tuncer Baykara, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, s. 32
  3. Tuncer Baykara, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, s. 29
  4. Ahmet Zeki Velidi Togan, Tarihte Usul, s. 20
  5. Tuncer Baykara, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, s. 37
  6. Ekrem Memiş, Tarih Metodolojisi, s. 33
  7. E. Bernheim, Tarih İlmine Giriş, s. 74
  8. Ahmet Zeki Velîdî Togan, Tarihte Usul, s. 22
  9. Tuncer Baykara, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, s. 19
  10. Tuncer Baykara, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, s. 19
  11. Ekrem Memiş, Tarih Metodolojisi, s. 34
  12. Tuncer Baykara, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, s. 20
  13. Tuncer Baykara, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, s. 20
Bibliyografya
  • BAYKARA, Tuncer, Tarih Araştırma ve Yazma Metodu, İrfan Kültür ve Eğitim Merkezi Yayınları, İzmir 1996.
  • BERNHEİM, E., Tarih İlmine Giriş Tarih Metodu ve Felsefesi (nşr. M. Şükrü Akkaya), Devlet Basımevi, İstanbul 1936.
  • ÇAĞLAYAN, Yaşar, Tarih Öğrenimine Başlangıç, Mektupla Öğretim Yayınları, Ankara 1975.
  • KAFESOĞLU, İbrahim, Tarih Metodolojisi Ders Notları.
  • MEMİŞ, Ekrem, Tarih Metodolojisi, Öz Eğitim Yayınları, İstanbul 1996.
  • TOGAN, Ahmet Zeki Velîdî, Tarihte Usul, Enderun Yayınları, İstanbul 1981.
Paylaş:
Yorumlar Bu içerikle ilgili fikirlerini hemen diğer kullanıcılarla paylaş.

  • Melisa
    10 Eylül 2017 10:10

    İstatistik ve edebiyatın da olması gerekmiyor mu?

  • Ali Demir
    11 Eylül 2017 10:10

    Sayın Melisa, öncelikle yazımızla ilgili yapmış olduğunuz değerlendirme için teşekkür ederiz. Müsaadenizle sorunuza cevap verelim. Bu yazıyı kaleme alırken kendimize kaynak olarak seçtiğimiz (Bu kaynaklar, yazının bibliyografya bölümde aktarılmıştır.) eserlerin hiçbirinde -tarihe yardımcı bilimler bölümünde- istatistik ve edebiyat yer almıyordu. Tarih, kaynak ve belgelerle yapılır. Alanında uzman kişilerin eserlerinde bu bilimler yer almadığı için bizim yazımızda da yer almadı. Ancak, sizin bildiğiniz tarihte usul ile ilgili bir eserde bu bilimler mevcutsa kaynağıyla birlikte bizimle paylaşırsanız çok memnun oluruz. Durum böyle olursa, istatistik ve edebiyatta yazımıza eklenecektir. Saygılar sunarız.

  • Şanslı Hissediyorum