Sayfa yükleniyor, lütfen bekleyiniz.
Tarih Metodolojisi Ali Demir 14 Ağustos 2017

Tarih Biliminin Gelişimi

Tarih birdenbire bilim olarak doğmamıştır. Genel olarak bilimler ele alındıkları zamana ve kültüre göre anlam kazanırlar. Olanaklar ölçüsünde bilim içerik kazanır. Bu bakımdan her bilimin bir gelişme süreci vardır.

Bilim bir yöntem sorunudur. Bilimsel düşüncenin doğuşu insan uygarlığının uzun bir gelişiminden sonra, bilimsel yöntemler kazanmakla olacaktır. XVII. yy. dan sonra bu gelişme gerçekleşecektir. Tarih de diğer bilimlerin gelişmeleriyle paralellik gösterir. Doğa bilimlerinden daha sonra yöntemli bir bilim niteliği kazanmıştır. Bu demek değildir ki önceleri tarih yoktur. Tarih insanoğlu ile birlikte vardır ama bugünkü anlamda bilimsel nitelik kazanması son çağın eseridir.

Tüm bilimler özgün konularını kazanıp, inceledikleri konuların közal (nedensel) bağlarını araştırmadan önce bilgi olarak vardır. Her bilim başlangıçta kendi konusunu dış etmenlere göre sınırlamaya çalışır. En yalın anlamıyla doğanın gizlerini açıklamaya çalışır. En ilkel biçimde artık bilimle karşılaşırız. Ama bu ne modern çağlardaki fizik, kimya, biyoloji ne de toplum bilimleridir. Bu ilkel biçimdeki bilgi edinme bilimin konusu olan olayın dıştan tanınmasıdır. Gittikçe özellikler, ilişkiler aranacak, bünyeye doğru derinleşerek olayların közal bağlarını araştırarak işe başlar. Tarihte de gelişme böyle bir yoldan geçmiştir: Önce insanla ilgili olaylar yalnızca hikaye edilmiş, sonra bunlardan toplumsal yarar sağlamak için yararlanılmış, daha sonra da bilimsel tarih anlayışına ulaşılmıştır.[1] 

İlk olarak rivayetçi (hikayeci) tarih, ardından pragmatik (öğretici) tarih ve en son olarak araştırmacı tarih olarak bilimsel tarihçilik ortaya çıkmıştır.

Tarih biliminin ilk yazılı kaynakları Sümerler daha sonra Mısır, Hitit, Çin ve Hint uygarlıklarındaki dini mitoloji içerikli de olsa birtakım bilgilere sahip olan belgelerdir. Tarih yönteminin gelişmesine, eski Yunan Uygarlığında yaşayan Heredot ve Thukydides büyük katkılar yapmışlar. Bu anlayış Roma İmparatorluğu (Büyük Roma İmparatorluğu) döneminde Polybos tarafından devam ettirilmiştir. Ayrıca Çin’de Pan ailesi (M.S. I. yy) ile Du’yun (732-812) da tarih bilimine önemli katkılarda bulunmuşlardır.

İslam’da tarih biliminde en büyük atılım Kur’an ile olmuştur. Kur’an-ı Kerim’deki kavimler, Peygamberler v.s. hakkında bilgiler bulundurması ayrıca Hadislerin toplanması işi tarih yazıcılığını geliştirmiştir.

Avrupa’da Reform ve Rönesans ile birlikte filozofların bilimin yöntem, amaç ve kavramlar konusundaki fikirleri Tarih bilimini de etkilemiştir. Voltaire doğa bilimlerinde olduğu gibi tarih biliminde de yasaların olabileceğini söyler. Hegel ve Kant gibi büyük düşünürler tarih bilimi hakkında değişik felsefeler üretmişlerdir.

Yeni çağdan itibaren tarihe bakıştaki farklı kuramlar ve yaklaşımlar tarihin bilim olarak ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Tarihçilerin bakış açıları, disiplinin öngördüğü bilimsel tarafsızlık ve bu çerçevede ortaya konulan eserler bilimsel bir anlam ifade eder olmuştur.

Tarihin modern anlamda bilim dalı olması oldukça yeni sayılır. XVIII ve XIX. yüzyıl da liberal düşüncenin yaygınlaşmasıyla eski tarihçilik yerini bilimsel anlayışa bırakmaya başlamıştır. Bilim; insanın hem dünya hakkındaki bilgisine hem de kendi fiziksel özelliklerinin bilgisine görkemli bir katkıda bulununca, insanın toplum hakkındaki bilgisi de ilerlemiştir. Tarih, hadiselere karşı her zaman “neden ve nasıl böyle oldu?” sorusuna cevap arayarak araştırmaya başlayan bir anlayıştan doğmuştur.

Dipnot
  1. Yaşar Çağlayan, Tarih öğrenimine Giriş, s.9-10
Bibliyografya
  • ÇAĞLAYAN, Yaşar, Tarih Öğrenimine Başlangıç, Mektupla Öğretim Yayınları, Ankara 1975
Paylaş:
Yorumlar İçeriğe 2 yorum yapılmış, 😍 hemen siz de düşüncelerinizi paylaşın.

  • Bora
    7 Ekim 2017 00:00

    “İlk olarak rivayetçi (hikayeci) tarih, ardından pragmatik (öğretici) tarih ve en son olarak araştırmacı tarih olarak bilimsel tarihçilik ortaya çıkmıştır.” Keşke bunları açıklasaydınız.

    • Ali Demir
      8 Ekim 2017 00:00

      Sayın Bora, öncelikle yapmış olduğunuz değerlendirmeden dolayı teşekkür ederiz. Değerlendirmenize cevap verecek olursak; rivayetçi, öğretici ve son olarak bilimsel tarih, tarih yazıcılığının konusudur. Bu yazı ise tarih biliminin gelişimi ile ilgilidir. Bu yazıda sadece isimleri zikredilmiş olup sitemizdeki “Tarih Yazıcılığı” başlıklı yazımızda konu ile ilgili detaylı açıklama yapılmıştır. Ziyaret etmeniz dileğiyle. Saygılar sunarız.

  • Şanslı Hissediyorum