Kültür & Sanat Ali Demir 25 Aralık 2018 10:10

Hristiyanlığın Kutlu Günü: Noel (Christmas) Nedir?

Noel (Christmas), Hz. İsâ’nın doğumu sebebiyle 25 Aralık’ta kutlanan Hristiyan bayramıdır. Hristiyanlığın en önemli bayramlarından biridir. Doğu kiliselerinde, 6 Ocak’ta Hz. İsâ’nın vaftiz edilmesi ve doğumu birlikte kutlanmaktaydı. Daha sonraları ise Ermeni Kilisesi hariç hepsi 25 Aralık’ta kutlamaya başladı.[1] Noel, Doğuş Bayramı, Kutsal Doğuş veya Milât Yortusu olarak da bilinir.[2] Noel’in 25 Aralık’ta kutlanmasına karşın Hz. İsâ’nın doğum tarihine dair kesin bir bilgi yoktur. Hz. İsâ’nın doğum tarihi belli değilse neden bu tarih seçilmiş olabilir? Bunu analiz edebilmek için Noel’in kelime kökenini ve tarihsel sürecini incelemek gerekir.

Noel, kelime kökü itibariyle Keltçe yeni anlamına gelen “noio” ile güneş anlamına gelen “hel” kelimelerinden oluşan bileşik bir isimdir ve “yeni güneş” anlamına gelmektedir.[3] Ayrıca Lâtincede “Tanrı’nın doğum günü” anlamına gelen ve Hz. İsâ’nın doğum günü kutlamasını ifade eden dies natalis teriminin Fransızca karşılığıdır ve dilimize Fransızcadan girmiştir. Bu terim diğer Batı dillerinde II natale (İtalyanca), cristes-maesse (eski ing.), kerst-misse (Danca) gibi kalıplarla karşılanmış, günümüz İngilizcesine de christmas şeklinde geçmiştir.[4] Christmas kelimesinin kökeni ise şöyledir: Yunanca christos (yağlanmış, yağla kutsanmış) kelimesi Batı dillerine christ (İsâ, Mesih) olarak girmiştir. Christ-mass kelimesinin ikinci kısmını oluşturan mass ise Farsça kökenli mizd[5] kelimesinin Lâtince karşılığı olan missadan gelmektedir. Böylece günümüzde kullanılan christmas kelimesi ortaya çıkmıştır.

Tarihsel Gelişimi

Noel neden 25 Aralık’ta kutlanır? diye bir soru sorduğumuzda karşımıza farklı bilgiler çıkmaktadır. Böyle olmasının sebebi Hz. İsâ’nın o tarihte doğup doğmadığıyla ilgili kesin bir bilginin bulunmamasıdır. Bu durumda cevabı Noel’i ilk kutlayanların mitlerinde ve inanışlarında aramak gerekiyor. Hristiyanlığın ilk dönemlerinde Noel Yortusu’na[6] rastlanmamış olup M.S. IV. yüzyılın başlarında Roma İmparatoru olan I. Cosntantinus’un (M.S. 307-337) Hristiyanlığı kabulünün ardından 25 Aralık’ı Hz. İsâ’nın resmi doğum günü ilân etmesiyle kutlanmaya başlamıştır. Roma İmparatorluğu, Hristiyanlığı kabul etmeden önce paganizmin birçok ögesini içinde barındırmaktaydı. Ayrıca Pers kökenli Mitraizm inancı da oldukça yaygındı. Mitraizm’in kökeni Perslerin tanrısı olan Mitra’ya dayanmaktadır. Mitra, Zerdüştlük öncesi İran’ın güneş, adalet, antlaşma ve savaş tanrısıdır. Yazılı kaynaklarda adı ilk kez M.Ö. 1400’lerde Hititlerle Mitanni Devleti arasında yapılan bir antlaşmada geçmektedir. Kültü öncelikle İran’a, Perslerin Büyük İskender’e yenilmesinden sonra da Yunan ve Roma dünyasına yayılmıştır.[7] 

Hz. İsâ'nın Doğumu
Hz. İsâ'nın doğumunu simgeleyen bir resim.

Mitrazim inancıyla, Noel’in 25 Aralık’ta kutlanması arasında doğrudan ilişki vardır. Yukarıda da bahsedildiği gibi Mitra, güneş tanrısıdır. Bilindiği üzere kuzey yarım kürede 23 Eylül yazın bittiği ve sonbaharın başladığı gündür. Bu tarihte gece ve gündüz eşittir. 23 Eylül’den itibaren geceler gündüzlerden uzundur. Bu durum 21 Aralık’a kadar devam eder. 21 Aralık’ta en uzun gece en kısa gündüz yaşanır. 21 Aralık’tan itibaren de günler uzamaya başlar. Pagan inançlı Romalılar, 23 Eylül tarihinden itibaren güneş ışınlarının gitgide zayıflayıp azalmasını görüp güneşin kendilerini terk etmesinden korkarak 25 Aralık tarihinde güneş için kurbanlar kesip kendilerini terk etmemesi için yalvarmaya başlamışlardı. Nitekim antik zamanlarda çok yaygın olan insan kurbanındaki gaye de güneşe ve bitkilere kuvvet kazandırmaktı. Zira kurbanlar sayesinde, güneş ve ayın hareketlerine devam ettiklerine inanılırdı. Bu tarihten itibaren artık güneş ışınlarının yavaş yavaş artması ve kuvvetlenmeye başlamasıyla da 25 Aralık’taki kurbanlarının ve ritüellerinin bunu sağladığını düşünerek her 25 Aralık’ta bu ayinlerini devam ettirme geleneğini sürdürmüşlerdir.[8] Dahası 25 Aralık, Mitra’nın doğum günüydü ve Romalılar tarafından coşkuyla kutlanıyordu. İşte bu kutlamalar Noel’in temelini oluşturacaktır. Roma İmparatorluğu’nun Hristiyanlığı resmi din olarak ilân etmesinden sonra bazı Romalıların kutlamaları devam ettirmesi üzerine kilise, bu pagan eğlencesini ortadan kaldırmak için 25 Aralık’ı Hz. İsâ’nın doğum günü ilân etti. Kilisenin amacı pagan kültürüne ait olan bu inancı Hristiyanlığın değerleri içine alarak yok etmekti. Böylece Mitra’nın doğum günü olan 25 Aralık Hristiyan inancına girdi ve Hz. İsâ’nın doğum günü olarak kutlanmaya başladı. Roma İmparatoru I. Cosntantinus’un (M.S. 307-337) bu günü Hz. İsâ’nın doğum günü olarak ilân etmesiyle de resmiyet kazanmış oldu.

Noel Kutlamaları ve Gelenekleri

Noel kutlamaları, Hristiyanlar için oldukça önemli bir yere sahiptir. Hz. İsâ’nın doğumu büyük bir coşkuyla kutlanır. Kiliselerde ayin düzenlemek, güne özel yemekler yapmak, yakınlara hediye almak, Noel Ağacı süslemek ve Noel Baba, yortunun başlıca kutlama unsurlarıdır.

Noel Baba

Noel Baba, Noel’in en önemli ve vazgeçilmez unsurudur. İnanışa göre, Noel gecesi Ren geyiklerine bağlı kızağıyla gökyüzünde gezerek çocuklara hediyeler dağıtır. Çocuklar istedikleri hediyeleri mektuba yazarak ona iletir ve armağanlarının gelmesini bekler.

Noel Baba

Noel Ağacı

Ağacı kutsallaştırma inancı, en eski zamanlardan beri dinlerin hemen tamamında rastlanılan bir fenomendir. Eski dinlerde ağacın baharla birlikte yeniden yeşillenip canlanması, onun, ölüme karşı koyan bir güce sahip olduğu inancını geliştirmiş ve ağaç kültü ortaya çıkmıştı. Noel Ağacı da, bu durumun Hristiyanlıktaki tezahürüdür. Peki neden çam ağacı? Bülent Şenay “Noel” adlı makalesinde konu ile olarak şu bilgileri kaydetmiştir:

“Noel kutlamasının bir başka temel unsuru olan çam ağacının Yunan ve Roma pagan kültürlerindeki Attis tanrısına yönelik ayinden kaynaklandığı kabul edilmektedir. Bereket tanrısı Attis’in çam ağacında yeniden vücut bulduğuna inanılmakta, buna bağlı olarak çam ağacına bereket sembolü diye tapınılmaktaydı. Bir başka görüş ise Noel ağacının eski bir İskandinav efsanesine dayandığı yönündedir. Buna göre İskandinav tanrılarından Odin, dünyayı yarattıktan sonra kendini evrenin ağacı denilen ve hiç solmayan bir çam ağacına asmak suretiyle hikmet ve bilgiye dönüşmüştür. Söz konusu efsanede Odin’in kendini feda edişi Hristiyanlarca İsâ’nın çarmıha gerilişine benzetilmiştir. Bir diğer anlayışa göre ise çam ağacı ile ağaca mum vs. objeler asmak suretiyle ışıklandırma geleneği antik Aryan inancındaki Yule festivalinden kaynaklanmaktadır. Çam ağacının ölümsüzlüğü temsil ettiğine, ağaca bağlanan mumların ise kötü ruhları ve cadıları kovmak için yakıldığına inanılırdı. 25 Aralık tarihine denk gelen Yule kutlaması, gündüzlerin kısa olduğu İskandinav ülkelerinde yılın en kısa “gündüz”ünde yapılan bir pagan kutlamasıydı. Buna göre çam ağacı süslemesinin yanı sıra mum geleneği daha sonra Hristiyan Avrupa’ya geçmiş, farklı ışıklandırma yöntemleri başta Noel olmak üzere her türlü kutlamanın parçası haline gelmiştir. Ağaca asılan küçük ay, güneş ve yıldız süsleri de Bâbil tanrılarının simgeleri olup Hristiyanlığa Yunan ve Roma yoluyla girerek günümüze kadar ulaşmıştır.”

Noel Ağacı

Başka bir görüşe göre de 1500-1600 yıllarına kadar Noel’de ağaç süsleme geleneği olmayıp 1600’lü yılların başında Almanya’da ortaya çıktı. Galip Atasağun, İlâhî Dinlerde (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslâm’da) Dinî Semboller adlı kitabında bu geleneğin ortaya çıkışı ile ilgili şu bilgileri aktarır:

“Bir rivayete göre Noel ağacı, Baltık kıyılarında yaşamış bulunan Tötonlar’ın, orman ilâhı ile ilgilidir. Zira Tötonlar her sene ormandan getirilen bir ağacın etrafında toplanıp, orman ilâhı şerefine ona taparlar ve gelecek senenin ürün ve avının bol olması için dua ederlerdi. Hristiyanlığın Tötonlar arasında yayılmaya başlaması sonucu ya Tötonlar’ı, Hristiyanlığa çekmek için ya da Hristiyanlığı kabul eden Tötonlar’ın Hristiyan olduktan sonra da bu eski inançlarını devam ettirmek istemeleri, bu ağaç kültünün, Hz. İsâ’nın doğumunu kutlama merasimlerine Noel ağacı olarak kullanılmasına sebep olmuş olabilir.”

Noel Ağacı Süsleme

Halen birçok memlekette kullanılmakta olan Noel ağacı adetinde ağacın farklı renkli ampullerle, pamuk, barak, renkli kâğıtlar, şekerleme, çikolata, meyve, diğer gıda maddeleri veya daha çok bunların taklitleri ile süslendiği görülmektedir. Tarihçilere göre bu olaylar, eskilerin hayat şartlarına uygarlıklarının zamanımıza kadar süren kalıntılarını ifade etmekte ve mesela; gıda maddelerinin asılması ormanda yaşayan insanların kendi yiyeceklerini hayvanlardan koruyabilmek için yüksek dallara asarak saklamalarının bir işareti olarak görülmektedir. Taklitlerinin asılması keyfiyeti ise, asıllarının fazla ağır olup, çabuk bozulmaları ihtimalinden ileri gelmektedir.

Fransa Noel Pazarında Noel Ağacı
Noel Pazarında bulunan bir Noel Ağacı. Strasbourg / Fransa

İyi Bir Noel Ağacı Nasıl Olmalıdır?

Yaprağını dökmeyen, daima yeşil ağaçlar Noel ağacı olarak kullanılır. Ancak, bazı ağaç türlerinin pazardaki fiyatı diğerlerine göre daha yüksektir. Noel ağacının fiyatı, alıcının alış kabiliyeti, ağaç türlerine sempatisi, temin edilme imkanlarına göre teşekkül eder. Noel ağacında genellikle aranan özellikler şunlardır:

  1. Kesimden sonra ve en az Noel tatili boyunca ibre[9]  taze bir halde yeşil olarak muhafaza etmesi,
  2. Dolgun, simetrik ve piramit şeklinde olması,
  3. İbre ve yaprak renginin koyu yeşil ve sevilen bir tonda olması,
  4. Yan dalların asılacak lamba ve yiyecek maddelerini çekebilecek kadar dayanıklı olması,
  5. Dalların nakliyat esnasında bükülüp, çözülünce tekrar eski halini alacak kadar esnek olması,
  6. Ağacın kendine mahsus güzel bir kokusu olması,
  7. Ucuz temin edilebilmesi.[10] 

Görüldüğü üzere çam ağacı, yapraklarını dökmediği ve reçinesi bozulmadığı için ölümsüzlüğün sembolü olarak algılanıyordu. Daha da önemlisi bu ağacın, Hristiyanlık düşüncesinde Hz. İsâ’nın çarmığa gerildiği ağaç olmasıdır. Böylece Almanya’da başlayan Noel ağacı geleneği buradan diğer Avrupa ülkelerine geçmiş, çam ağacı üstüne yüklenen anlamlarla birlikte kutsal gece ve yeni yılı ifade eden Noel’in sembolü olmuştur.

Noel Sofraları ve Yemekleri

Noel kutlamalarının olmazsa olmazlarından biri de kalabalık sofralar için hazırlanan Noel yemekleridir. Noel akşamı aile fertleri, dostlar ve akrabalar bir araya gelerek bu özel günü kutlamaktadırlar. O sofralardan birinde bulunan Paul Auster şöyle anlatıyor:

“Tabii Noel ağacı ve armağanlar vardır, ama geleneğin temeli hiçbir zaman değişmeyen Noel yemeğidir. Menüdeki her kap yemek her yıl bir öncekinin aynıdır; yemek ahududu soslu sütlaçla biter, sütlaç kaselerinden birinde de (Siri’nin annesinin koyduğu) “sihirli” badem olur: Kasesinde badem çıkan talihliye ödül verilir, o ödül de biraz daha yiyecek demektir: koca bir çikolata tableti.”[11] 

Noel Yemekleri

Deniz Kavukçuoğlu, Alageyik Sokağı Bir Liman mıydı? adlı eserinde konu ile ilgili şu bilgileri veriyor:

“Noel ağacını süslemek babaların göreviydi. Baba ağacı süslerken anne de mutfakta özel Noel yemeğini hazırlıyordu. Ana yemek mutlaka domuz budu, sazan balığı, ördek ya da kaz kızartması gibi bir fırın yemeği oluyordu. Önden bir çorba içiliyor, bir patates ya da sebze spesiyalitesi ile salata eşliğinde ana yemek yeniyor, arkadan da tatlı geliyordu. Yemek sırasında genellikle şarap içiliyordu. Noel günlerinin özel içkisi ise içine tarçın, karanfil,şeker katılarak kaynatılan sıcak kırmızı şaraptı. Sıra kahveye geldiği zaman masaya bir brendi ya da konyak şişesi konuyordu. Çocuklar genelde “elma suyu” içiyorlardı. Ortalık biraz durulduktan, odanın dört bir yanına dağılmış paket kâğıtları toplandıktan sonra çay kahve servisi başlardı. Konuklar, Noel kurabiyelerinden, tarçınlı çöreklerden, kuru meyveli keklerden alırken, mutlaka ev sahibesinin becerilerini öven bir iki söz söylerdi. akşamın bu bölümü bir bardak iyice soğutulmuş köpüklü şarap içilerek kapanırdı. Ertesi gün tatil olduğundan akşam yemeği alışılmışın dışında geç yenirdi. Herkes sofradaki yerini alınca, önce dua edilir, sonra da masanın en yaşlısı kısa bir konuşma yapardı. Bardaklar bu anlamlı günü göremeyenler, bu güzel sofrayı paylaşamayanlar için kaldırılırdı.”

Kurulan sofralar, hazırlanan yemekler bölgeden bölgeye farklılıklar göstermektedir. Örneğin İtalya’da 24 Aralık akşamının vazgeçilmezi balıktır. 25 Aralık’ta ise sofralar et yemekleriyle donatılır. Yine bölgelerin kendine has Noel çörekleri ve kekleri bulunmaktadır.

Noel Keki “Stollen”

Özellikle Almanya’da, zengin bir meyve ekmeği veya kek olarak bilinmektedir. Eski bir Alman kelimesinden türetildiği düşünülmektedir. Stollen’in karakteristik şeklinin, merkezden aşağıya doğru bir sırt ile her uçta sivriltilmiş, dikdörtgen şeklinde Mesih Çocuğunu kundak giysili olarak anımsatır, bu nedenle bazen o Christstollen ismi ile de bilinir. Şu anda uluslararası Noel tatlısı olarak bilinen “Dresden Stollen”, zenginlerce tatlı mayalı hamur, bazen limonla tatlandırılmış süt, yumurta, şeker ve tereyağı ile karıştırılır. Kuru üzüm, çekirdeksiz kuru üzüm, kuş üzümü, şekerlenmiş yemişler ve bademler hamur içinde harmanlanır. Pişirme işleminden sonra “Stollen” eritilmiş tereyağı ile birleşip ve şekerle kaplanır. Daha sonra şekerlenmiş meyveler ile dekore edilir. Stollen, badem ezmesi de içerebilir.

Noel Keki - Stollen
Noel Keki (Stollen veya Christstollen)

Noel Hediyeleri

Noel’de insanlar kendi aile fertlerine, akrabalarına ve arkadaşlarına hediye alırlar. Hristiyanların inancına göre bu hediyeler Tanrının bir hediyesi olan ve yeryüzüne gönderdiği Hz. İsâ’nın şahsiyetini sembolize eder.[12] Günler öncesinden Noel pazarları kurulur, geleneksel ürünler ve Noel hediyeleri satışa çıkarılır. Alınan hediyeler Noel akşamına kadar özenle saklanır ve yemeğin ardından sahiplerine verilir. Bu hediye trafiği Noel döneminde, Hristiyan ülkelerde ekonomiyi çok canlı bir hale getirmektedir.

Noel Hediyeleri

Noel Kartı

Noel kartı, tebrik kartı şeklinde genellikle Noel zamanında iyi niyet ifadesi olarak postayla gönderilmektedir. Çoğu kart dini semboller veya dini temalar sergilese de, dini olmayan kış motifleri de aynı derecede popülerdir. İngilizce konuşulan tüm ülkelerde uygulanan “Noel kartlarını gönderme alışkanlığı” diğer birçok ülkede de artmaya başlamıştır. Şu anda en çok bilinen haliyle ilk Noel kartının, 1843 yılında İngiltere’de John Callcott Horsley tarafından tasarlandığına inanılmaktadır. Londra’da 1,000 adet el yapımı renkli basım yapılıp satışa sunulmuştur. Bir triptik (üç parçalı tablo), bu tablonun merkezinde ki kartta bir aile partisi tasvir edildi ve bunların altında “Mutlu Noeller” ve “Mutlu Yıllar” sözleri vardı. Amerika Birleşik Devletleri’nde, New York’ta çeşitli mağazaların sahibi, Albany, 19. Yüzyılın ortalarında, “Pease’nin Fantezi Tapınağındaki Büyük Çeşitlilik Mağazasından” Noel tebriklerini taşıyan bir kart üretti. Boston litografisti Louis Prang, Amerika Birleşik Devletleri’nde ilk ticari Noel kartlarını üretmekle tanınırdı, 1880 li yıllarda Prang, gerçekçi renklendirme ve önemli detayları incelikle eklemeye olanak tanıyan kromolitografi işlemiyle yılda 5 milyondan fazla üretim yapıyordu.[13] 

Eski bir Noel tebrik kartı.
Noel Tebrik Kartı

Noel Pazarları

Noel arefesi Hristiyan ülkelerde oldukça renkli ve canlı olan Noel pazarları kurulur. 25 Aralık’tan günler önce pazarlar kurularak Noel’e özel ürünler satışa çıkar. Her bölgenin kendine has ürünleri, hediyelik eşyalar, çam ağaçları, Noel süsleri, Noel için armağanlar vs. buralarda satışa çıkar. İnsanlar bu pazarlarda sevdiklerine vermek üzere hediyeler alır ve Noel için gerekli ürünleri temin eder.

Böylece Noel, içinde bulundurduğu bütün ögeleriyle birlikte kendine has bir gelenek oluşturmuş ve Hristiyanlığın en önemli bayramları arasında yerini almıştır.

Noel Pazarları - Berlin, Almanya
Noel Pazarlarından bir kare. Berlin / Almanya

Noel ile Yılbaşı Arasındaki Fark

Türkiye’de Noel Bayramı, yılbaşı kutlamalarıyla özdeşleştirilmektedir fakat bu yanlış bir algıdır. Noel ve yılbaşı aynı şeyler değildir. Noel Bayramı 24-25 Aralık’ta, yılbaşı ise 31 Aralık’ı 1 Ocak’a bağlayan gece kutlanır. Biri Hz. İsâ’nın doğumu için diğeri miladi takvime göre yeni yıl için yapılan kutlamalardır. O zaman böyle bir algı nasıl oluştu ? Noel’den sonraki 12 günün kutsallığı (6 Ocak, Hristiyanlıkta Epifani Bayramı’dır.) söz konusudur ve kutlamalar bazı yerlerde 12 gün devam eder. Bu süre zarfında da yeni yıla girilmiş olur. Dolayısıyla tarihlerin birbirine yakınlığı, Noel’in yılbaşı kutlamalarıyla birleştirilmesi böyle bir algının oluşmasına sebep olmuştur.

Türkiye’de Noel

Bilindiği üzere Türkiye Cumhuriyeti’nde de Hristiyanlığa mensup insanlar mevcuttur. Onlarda Noel Bayramı’nı kültürlerine göre kutlamakta ve Kiliselerde, Hz. İsâ’nın doğumu şerefine ayinler düzenlemektedirler. Yapılan ayin ve kutlamalarla ilgili, devlet arşivlerinde birçok belge bulunmaktadır. Örneğin 1939 tarihli bir belgede, İzmir’de Noel için düzenlenen ayinle ilgili bilgiler yer almaktadır. Belgenin içeriği şu şekildedir;

“Başvekâlet Yüksek Makamına

1- Katoliklerin Noel yortusuna tesadüf eden 24.12.1938 Cumartesi günü akşamı Alsancak’ta İtalyan Domenika Kilisesinde 300, Karşıyaka’da Santa Elena Kilisesinde 220, Göztepe İtalyan Kilisesinde 60 ve Bayraklı Kilisesinde 150 Katoliğin iştirakiyle (katılımıyla) iki saat devam eden âyinler yapıldığı ve bir hadise vukua gelmediği (yaşanmadığı) İzmir Vilâyetinin iş’arından (bildirmesinden) anlaşılmıştır. Yüksek bilgilerine arz ederim.

2- Başvekâlet Yüksek Makamına ve Hariciye Vekâletine (Dış İşleri Bakanlığı) yazılmıştır.”[14] 

Yine bir başka belgede Fener Rum Patriğinin[15]  Noel Yortusu münasebetiyle bütün dünya Ortodokslarına hitaben kaleme aldığı beyanname bulunmakta olup içeriği şöyledir;

Yüksek Başvekâlete

İsâ’nın doğduğu günün yortusu münasebetiyle fener Rum Patriği Bünyamin bütün dünya Ortodokslarına hitaben kaleme alarak Yunanistan’a gönderdiği ve 30/12/1936 gecesi İtalyan Bari radyosu tarafından neşredildiği (yayınlandığı) anlaşılan ve İstanbul’daki bütün Rum kiliselerine tevzi olunan (dağıtılan) beyannamelerin elde edilen bir nüshasının Türkçeye çevrilmiş örneğini yüksek bilgilerine arz ederim.

Bünyamin/Allah’ın avn-i inayetiyle (yardımıyla) Kostantinopol (İstanbul) ve yeni Roma başpiskoposu ve merkez patriğidir. Doğmuş olan müncî (kurtarıcı) İsâ’dan Kilisesi’ne, umum halkına inayet ve sulh olsun.

Gökte olan baba Allah’ın ismi mukaddesi (mübarek ismi) olsun ki milad-ı İsâ’nın (İsâ’nın doğumuna) sevinçli yortusuna (bayramına) irişmeğe (ulaşmayı) bize nasip etmiştir. Göklerden inmiş olan bizim müncîmize tapınalım ve tesellimiz için yüksekten inayet ve sabra nail olalım. Sevgili evlatlar hayat yeryüzünde hiçbir vakit kolay ve musibetlerden azade (bağımsız) değildir. Sefalet ve musibetler daima yeryüzünde insan için arkadaştırlar. Hususiyle (özellikle) bizim günlerimizde bu müşkilat (zorluklar) daha ağırdır. Müncimizin doğuş günü, Hristiyan alemi evvelki senelere nispetle daha fazla müşkilat ile karşılaşıyor. Halbuki bu yortu hepimiz için ümit ve sevinç olması lâzım geliyor. Dünyada bugünkü musibetleri ve istikbalin endişeleri fevkalade artmıştır. Amirler ve memurlar her taraftan korku içinde bu hale bakıyorlar. O halde ne olacak ? Yeryüzünde bu haller ilanihaye (sonsuza kadar) devam edecek mi ? Sahrada işitilen ve feryatlara benzeyen Bu sonsuz musibetlerin korkusu insaniyet için devam edecek mi ? Allah göstermesin. Bizim mukaddes kilisemiz efendimize Allah’ımız ve müncîmiz olan Hazreti İsâ’nın nur ile doğduğunu aleme ilân ediyor. Bütün dünyaya gelen her insanı tenvir (aydınlatıyor, bilgilendiriyor) ediyor ve insanın aklını tasfiye ve hayır işlemek için vicdanını ve kalbini kuvvetlendiriyor ve kati surette (kesinlikle) iman etmekliğimiz (etmemiz) lâzım geliyor. İnsanların mütekabil (karşılıklı) ve umumi münasebetlerine ve adalet-i ahkâmın ve sulh ve müsalemete (barış içinde olmak) müteallik (ilgili, bağlı) olan kanunî muamelata (davranış, işlem) gelince umum için yer yüzünde sağlam ve daimi saadetin temini için hususi işlerde tatbik edilen gelen usulü tatbik etmek lâzım gelir. İmdi (şimdi) evlatlarım: Zamanın ağır musibetlerine rağmen bugün efendimizin, Allah’ımızın ve muncimizin doğduğuna dair olan büyük yortu ve ayinimizi iman ile tesit (kutlayalım) edelim. Hazreti İsâ doğuyor diye hamd ve şükür edelim. İsâ gökte, cevap verelim. İsâ yerde, ayağa kalkalım. Sevinç ve ümitle gökten gelen meleklerin ferah veren ilahilerini dinleyelim. Hazreti Allah’a hamd ve şükür olsun ki yeryüzünde sulh ve müsalemet, insanlara saadet ihsan etmiştir. Bu İlâhî bugünkü için en tatlı ve teselli veren sözdür. Bu mukaddes ve sevinçli yortumuz gününde ümitlerimizi arttıralım ve kuvvetlendirelim. Umumun hayrı için bu yortu günümüzde Allah’a dua etmekle insanlar ve milletler arasında sulh ve müsalemetin ve kardaşlık hayatının takviyesini temenni edelim. İncil’in 1024 teşvik eden maddesi mucibince (gereğince) ve Hristiyanlık vicdanına tevfikan (uygun olarak) hareket ederek bu mukaddes günlerde hayır işlemek, sadaka vermek hususunda muhtaç olan kardeşlerimize ve umum komşularımıza yardım etmekten geri durmayalım. Bu mübarek ve sevinçli günlerde baba gibi size bu sözleri söylerken ve sizi bütün mevcudiyetimle tebrik ve tesid (kutlarken) ederken bugünleri ailenizle sıhhat ve saadet içinde yeni seneyi siz ve bütün dünya tam bir emn-ü sulh (barış içinde) ve umumi bir saadet ile geçirmenizi Cenabı Haktan temenni eylerim. Dünya durdukça hamd ve şükür saltanat ve ibadet hazreti Allah’a mahsustur.

Miladı İsâ 1936/Allah’a dua eden Kostantinopol Patriği.[16] 

Noel İle İlgili Bazı Bilgiler

  • Her yıl, Birleşik Devletler’de 30-35 milyon gerçek Noel ağacı satılmaktadır. Ayrıca, Birleşik Devletler’de 21.000 Noel ağacı yetiştiricisi vardır ve Noel ağaçları satılmadan önce her birini yaklaşık olarak 15 yıl boyunca yetiştirmek gerekmektedir.
  • 1659 yılından 1681 yılına kadar, Boston’da Noel kutlamak yasadışıydı ve yasaya karşı gelip bu suçu işleyenler beş şilin para cezasına çarptırılırdı.
  • Birleşik Devletler’de tarih 26 Haziran 1870’i gösterdiğinde Noel resmî tatil olarak ilân edildi.
  • Birleşik Devletler’de yapılan ilk eggnog (yumurta likörü) Yüzbaşı John Smith’in 1607 Jamestown yerleşkesinde tüketildi.[17] 
    • Dipnot
      1. AnaBritannica XVI, “Noel”, s. 588
      2. Wikipedia, “Noel”
      3. Mehmet Zafer İnanlar, Din-Mitos İlişkisi: Hristiyanlık Örneği, s. 160
      4. Bülent Şenay, İA/XXXIII, “Noel”, s. 201
      5. Mizd: Tanrı adına yenilen akşam yemeği
      6. Yortu: Hz. İsâ’nın yaşamını, ölümünü, dirilişini ve azizlerin yaşamlarına yansımış olan erdemlerini anmak üzere kilisenin belirlediği kutsal günler
      7. Murat KATAR, Hristiyanlığa Kadar Roma’da Din, s. 103
      8. Mehmet Zafer İnanlar, Din-Mitos İlişkisi: Hristiyanlık Örneği, s. 161,162
      9. Çam, ardıç, sedir vb. ağaçların yaprağı
      10. İlhan Gülen – İbrahim Atay, “Noel Ağacı”, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi V, S. 2, 1955, s. 260
      11. Paul Auster, J.M. Coetzee, Şimdi ve Burada Mektuplar 2008-2011, s. 132
      12. Galip Atasağun, İlâhî Dinlerde (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslâm’da) Dinî Semboller,s. 270
      13. Detaylı bilgi için bk. Christmas Card
      14. BCA. 30-10-0-0/239-610-28
      15. İstanbul’da bulunan Fener Rum Patrikhanesi dünyadaki bütün Ortodoks Kiliseleri içinde ayrı bir yere sahiptir. Tüm Ortodoks Kiliselerinin ana kilisesidir ve burada bulunan patrikte, Ortodoks Hristiyanları’nın temsilcisi ve dini lideridir.
      16. BCA. 30-10-0-0/109-731-11
      17. Detaylı bilgi için bk. History of Christmas
Bibliyografya
  • AnaBritannica, "Noel"
  • AUSTER, Paul - COETZEE, J.M., Şimdi ve Burada Mektuplar 2008-2011, Can Sanat Yayınları, İstanbul 2013.
  • ATASAĞUN, Galip, İlâhî Dinlerde (Yahudilik, Hristiyanlık ve İslâm'da) Dinî Semboller, Sebat Ofset Matbaacılık, Konya 2002.
  • BAŞBAKANLIK CUMHURİYET ARŞİVİ
  • DAVİDSON, Alan, The Oxford Companion to Food, Oxford University Press, 1999.
  • GÜLEN, İlhan - ATAY, İbrahim, "Noel Ağacı", İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi V, S. 2, İstanbul 1955.
  • İNANLAR, Mehmet Zafer, Din-Mitos İlişkisi: Hristiyanlık Örneği, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara 2015.
  • KATAR, Murat, Hristiyanlığa Kadar Roma'da Din, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Elâzığ 2017.
  • KAVUKÇUOĞLU, Deniz, Alageyik Sokağı Bir Liman mıydı?, Can Sanat Yayınları, İstanbul 2013.
  • KONUK, Tuba, Antik Yunan ve Roma'da Din, Mitos ve Çocuk Görünümlü Tanrılar, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2008.
  • ŞENAY, Bülent, "Noel", İA/XXXIII, 2007.
  • TDK Sözlüğü
  • BRITANNICA.COM
  • HISTORY.COM
  • WIKIPEDIA.ORG
Paylaş:
Yorumlar Bu içerikle ilgili fikirlerini hemen diğer kullanıcılarla paylaş.

Şanslı Hissediyorum