Kültür & Sanat Ali Demir 26 Aralık 2018 10:10

The Coca-Cola Company Sunar: Noel Baba (Santa Claus)

Noel Baba (Santa Claus), Hristiyanlığın en önemli bayramlarından “Noel (Christmas)” in temel ögelerinden biridir. Hristiyan azizlerinden, Aziz Nikolaos benliğinde hayat bulmuş olan Noel Baba, inanışa göre gezginlerin, denizcilerin, çocukların koruyucusu ve Noel gecesi çocuklara hediye dağıtan bir şahsiyettir. İnsanlar tarih boyunca birçok objeye (gök, güneş ,ay, toprak, bitkiler, insanlar vs. gibi) kutsiyet yüklemiştir. Noel Baba’da kutsiyet yüklenmiş kişiliklerdendir. Hakkında birçok rivayet bulunan Aziz Nikolaos’un Noel Baba’ya dönüşme serüveni ise oldukça sıra dışıdır. Nikolaos, öncelikle yardım severliği ve gösterdiğine inanılan mucizeleriyle birlikte Hristiyan dünyasının din büyükleri arasında yerini alacak, akabinde Harper’s Weekly adlı dergide Noel için resimler hazırlayan Thomas Nast tarafından Noel Baba’ya dönüştürülecek ardından 1924 yılında Coca-Cola için reklam tasarlayan Haddon Sundlom eliyle Coca-Cola’nın renkleri olan kırmızı beyaz elbisesini giyerek ve dönüşümünü tamamlayarak Noel’in vazgeçilmezi olur.

Dikkat! Bu içerik Noel Baba hakkında tarihsel bilgi vermek amacıyla yazılmış olup herhangi bir reklam amacı gütmez.

Noel Baba kelimesi İngilizce Santa Claus sözcüğünün Türkçe karşılığıdır. Santa Claus tabiri ise Hollandalılar’ın Sint Nikolas (Hollandalılar Aziz Nikolaos’a, Sint Nikolas diyordu.) sözcüğünden türemiştir. Amerika’ya giden Hollandalılar sayesinde Sint Nikolas tabiri burada yaygınlaşmış ardından Amerikan ağzına Sinterklass olarak geçmiş ve daha sonra da günümüzde kullanılan Santa Claus’a dönüşmüştür.[1] Ayrıca Sinter Klaus, Father Christmas, Père noël kelimeleri de Noel Baba anlamına gelir.

Noel Baba (Santa Claus) Kimdir?

Noel Baba ile özdeşmiş tarihsel kişi Aziz Nikolaos’tur. Barili Nicola, Myralı Nikolaos, Santa Claus olarak da bilinir. Yaygın inanışa göre M.S. 300 yılında Antalya’nın (Kaynaklarda Likya Bölgesi, Teke Yarımadası olarak da geçer.) Demre (eski adı Myra) ilçesinin liman kenti olan Patara’da, zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.[2] Gençliğinde Filistin ve Mısır’da dolaşır. Filistin’deyken bir fırtınayı dindirmesiyle (yani böyle olduğuna inanılmasıyla) ün kazanmaya başlar. Likya’ya dönüşünden sonra Myra piskoposu oldu. Roma imparatoru Diocletianus’un, Hristiyanlara uyguladığı baskılar sırasında hapsedildi. Constantinus döneminde salıverildi ve 325’te I. Nikaia (İznik) Konsili’ne katıldı. Hayatı boyunca pagan artemis kültü ile uğraşarak mâbetlerini yıktırdı. 6 Aralık 352 veya 354’de öldü. Hayattayken ve öldükten sonra birçok mucize gösterdiğine inanılan Nikolaos’un ünü gitgide yayıldı. Öyle ki Myra’daki mezarı 6. yüzyılda yaygın olarak biliniyordu. 1087 yılında İtalyan gemiciler ya da tüccarlar Nikolaos’un cesedini İtalya’nın güneyindeki küçük bir kasaba olan Bari’ye götürdüler. Bari’de adına S. Niccolo Bazilikası (Basilica di San Nicola) yapıldı ve en çok ziyaret edilen hac yerlerinden biri haline geldi.

Basilica di San Nicola
S. Niccolo Bazilikası, Bari / İtalya

Aziz Nikolaos Hakkındaki Rivayetler

Aziz Nikolaos ile ilgili rivayetlerden bazıları şunlardır:

  • Myra’daki piskoposluk seçiminde tanrısal güçlerin etkili olacağına inanılmış ve seçim günü kiliseye ilk gelen kimsenin başpiskopos olmasına karar verilmiştir. O gün kiliseye ilk gelen kişi de Aziz Nikolaos olunca başpiskopos olmuştur.
  • İskenderiye’den Bizans’a mısır götüren bir deniz ticaret filosu, Andriakle limanına gelmiş ve Aziz Nikolaos’un her gemiden yüzer fıçı mısır isteğini yerine getirmesi üzerine ruhani yönden korunarak rahatça Bizans’a ulaşmıştır. Üstelik Myra’lılar aldıkları mısırları iki yıl boyunca yemelerine rağmen, geride bir yığın yiyecek kalmıştır.
  • Roma İmparatoru Cosntantinus’un rüyasına girerek Constantinus’a isyan eden ve idama mahkum edilen üç Romalı subayın affını sağlamıştır.
  • Üç oğlunu öldüren ve onları bir fıçı içerisinde saklayan bir kasabın çocuklarını diriltmiştir. Aziz Nicolas’ın, denizde kaybolanları kurtardığına ve mallarını geri getirdiğine inanılarak, Kudüs’e giderken gemiden denize düşerek boğulan bir genci dirilttiği de söylenmiştir.[3] 
  • Milâttan sonra üçüncü yüzyılın sonlarına doğru güney Anadolu’nun Patara liman şehrinde zengin bir ailenin Nikola adındaki çocukları dünyaya geldi. Bu çocuk, rivayete göre doğduğunun ilk günü leğende yıkanırken dile gelmiş: “Allah’ım, sana şükürler olsun ki beni dünyada yaşamaya layık gördün!” diyerek herkesi hayretler içinde bırakmıştır. Nikola zengin bir ailenin çocuğu olarak naz ve nimet içinde büyüdü. Genç yaşında anasını da babasını da kaybetti. Böylelikle yalnız başına büyük bir servetin sahibi oldu. Nikola çocukları çok seviyor, fakirlere, kimsesizlere yardım ediyor, düşkünleri koruyor, hastaların imdadına koşuyordu. Nikola’nın komşuları arasında fakir düşmüş bir asilzade, onun da üç güzel kızı vardı. Aile son derece perişan bir halde idi. Yiyeceklerini bulmakta zorluk çekiyorlardı. Üç güzel kız evlenme yaşına gelmişlerdi. Fakat çeyiz yapacak paraları olmadığı için kendilerine talip çıkmıyor, bu durum fakir asilzadenin gece gündüz gözyaşları dökmesine sebep oluyordu. Nihayet günün birinde üç güzel kızdan en küçüğü hiç olmazsa en büyük ablalarının evlenebilmesi için bir çare bulduğunu aileye haber verdi: Kendisi gidip esir pazarında satılacak, alacakları para ile en büyük ablası evlenebilecekti. Bu teklif bütün aileyi hüngür hüngür ağlattı. Fakir asilzade o gece kanlı gözyaşları dökerken birdenbire camsız pencereden önüne bir küçük torba düştüğünü gördü. Eğilip açtı: Bir kese altın! Bunu mutlaka Allah gönderdi, diye düşündüler ve sevindiler. Büyük kız bu para ile evlendi. Bir sene sonra aynı gece ortanca kız için ağlaşırlarken pencereden bir kese altın daha geldi. Ortanca kız evlenebildi. Üçüncü sene pencereden gene bir kese altın odanın içine fırladığı sırada fakir asilzade, bir adamın karanlık içinde hızla uzaklaştığını gördü. Arkasından koştu: Fakir aileye belli etmeden yardım etmek isteyen iyi kalpli Nikola, yakayı ele vermişti. Noel Baba’nın hediye verme rivayeti buradan çıkmıştır.[4] 
  • Ölümünden sonra kabrinden hoş kokular yayıldığına inanılan Nikolaos’a, can çekişen kişilere hayatlarını geri verdiği, vücuttaki kırıkları tedavi ettiği, göz hastalıklarını iyileştirdiği, kendisine mahpusların bekçisi, genç kızların gerçek koruyucusu, buğdayın toprağa yerleştiricisi, ekinlerin muhafızı, fırtınalardan koruyan aziz gibi mitolojik sıfatlar da atfedilmiştir.[5] 
Aziz Nikolaos
Aziz Nikolaos Portresi

Hakkında bu şekilde rivayetler bulunan Aziz Nikolaos’un, Noel Baba’ya dönüşümü ise 19. ve 20. yüzyıllarda gerçekleşir.

Aziz Nikolaos’tan Santa Claus’a

Nikolaos, yukarıda da bahsedildiği gibi yaşamında ve ölümünden sonra mucizeler gösterdiğine inanılan bir Hristiyan aziziydi. Hakkındaki rivayetlerin yayılmasıyla ünü gitgide artmıştı. Zamanla birçok ülkenin, hayır kurumlarının, çocukların, denizcilerin, gezginlerin, tüccarların koruyucu azizi olarak benimsendi ve Avrupa’da binlerce kilise ona adandı. Orta Çağ’a kadar durum böyle devam etti. Fakat Avrupa’daki reform hareketlerinden sonra Aziz Nikolaos unutuldu ve onun yerini Noel babalar, örneğin Fransa’da Papa Noel aldı. Bunlar çocuklara hediye vermediği gibi, “Christmas”ın da ana figürleri değillerdi. Fakat Hollandalılar Aziz Nikolaos’u unutmadılar. Denizcilerin koruyucu azizinin “torso”[6] su Amerika’ya ulaşan ilk Hollanda gemisinin pruvasını[7] süslüyordu ve inşa edilen ilk kiliseye de onun adı verilmişti. Hollanda’da çocukların tahta ayakkabılarını ocağın önüne yerleştirerek içine azizin eşeği için saman koyma ve azizden hediyeler bekleme adetleri vardı.[8] Bu âdetlerini Amerika’ya taşıyan Hollandalılar sayesinde Nikolaos, Amerika’da ünlenmeye başlayacak ve unutulmaya başlanmış olan koruyucu aziz, Thomas Nast tarafından yeni bir kimlikle (Santa Claus) hayat bulacaktır.

Thomas Nast
Thomas Nast

Thomas Nast (1840-1902) Alman asıllı Amerikalı bir karikatüristtir. Çocukken Almanya’da dinlediği öykülerden esinlenerek bir “Santa Claus” görüntüsü yaratmak isteyen Nast, 1863 yılında Amerika’da yayınlanan “Harper’s Weekly” adlı dergide beyaz sakallarıyla ve siyah-beyaz bir şekilde Noel Babayı resmetti.[9] Nast’ın bu çalışmasıyla birlikte ünlenmeye başlayan Santa Claus (Noel Baba) figürü, The Cola-Cola Company’nin reklam stratejisiyle birlikte dönüm noktası yaşayacaktır. Aziz Nikolaos’un yardımsever ve dini özelliklerinin yanına ticari kimlikte eklenerek yeni bir Santa Claus betisi[10] doğacaktır.

Thomas Nast'ın Santa Claus Çizimi - Harper's Weekly, 1881
Thomas Nast'ın Harper's Weekly Dergisi’ndeki Noel Baba (Santa Claus) Çizimi

Coca-Cola ve Noel Baba

Noel Baba figürünün oluşmasında Coca-Cola büyük bir öneme sahiptir. Coca-Cola, çocuklara hitap ederek onların ilgisini çekecek ve kolanın kışında içilebileceğini (kola soğuk bir içecek olduğu için daha çok yazları tüketilmekteydi.) vurgulayabilecek bir reklam planlamak istiyordu. 1924 yılında Coca-Cola firması için reklamlar hazırlayan İsveçli Haddon Sundlom, bu isteklere cevap verebilecek bir reklam tasarlamayı başardı. Noel Baba figürü, Christmas’ın simgesi olması (Noel 25 Aralık’ta yani kış mevsiminde kutlanan bir bayramdı.), çocukların koruyucusu ve onlara hediye dağıtan imajı sebebiyle istenilen özelliklere uygundu. Dolayısıyla Sundlom, reklamı Noel Baba üzerine inşa etti. Clement Clark Moore’nin 1822 yılında yazmış olduğu A Visit from St. Nicholas (Aziz Nikola’nın Ziyareti) adlı şiirinden esinlenerek yapmış olduğu çizimde göbekli, beyaz sakallı, sevimli, elinde bir kola ile çocuklarla oynayan ve Coca-Cola’nın renkleri olan kırmızı beyaz elbiseler giymiş bir Noel Baba vardı. Şirket, Sundlom’un çizimlerini uygun buldu ve reklamlarda kullanmaya başladı. Böylece günümüzdeki Noel Baba figürünün temelleri atılmış olur.

Noel Baba ve Coca-Cola Coca-Cola ve Noel Baba, Çocuklar

Kırmızı Burunlu Ren Geyiği Rudolph

Ren geyikleri tarafından çekilen kızağın Noel Baba ile buluşması ise şöyledir: Chicago’da bulunan Montgomery Ward adlı şirket, Noel’de satışları teşvik etmek amacıyla, 1939’da firmanın reklam departmanında görevli olan Robert May’dan, temelinde herhangi bir hayvan bulunan “neşeli bir Noel hikâyesi” yazmasını ister. May, hangi hayvanı kullanacağını düşünmeye başlar. Kızı Chicago’da ki hayvanat bahçesinde bulunan geyikleri çok sevmektedir. May, bu sebepten öykünün temeline geyikleri koyar ve hikâyeyi yazar. Eserin adı da “Kırmızı Burunlu Ren Geyiği Rudolph (Rudolph the Red-Nosed Reindeer)” tur. Daha sonra firmanın sanat bölümündeki Denver Gillen’den büyük ve kırmızı burunlu bir geyik çizmesini ister. Gillen’de aynı hayvanat bahçesine giderek geyiği inceler ve resmi çizer. Yazılan hikâye oldukça ilgi görür ve defalarca çoğaltılır.

Noel Baba, Rudolph: Kırmızı Burunlu Ren Geyiği, Robert May
Robert L. May’in yazdığı “Rudolph: Kırmızı Burunlu Ren Geyiği” adlı kitap.

Günümüzde Noel Baba

Önemli Hristiyan azizlerinden Nikolaos’un bünyesinde hayat bulmuş olan Noel Baba, tarihsel süreç içerisinde hakkında söylenen birçok efsane ve mitle ünlenmiş, reform hareketinden sonra unutulmaya yüz tutmuş fakat Thomas Nast’ın çizimiyle yeniden şöhret kazanmış ardından ticari temelli reklam kampanyalarıyla önemli bir dönüşüm yaşamış ve günümüzdeki Noel Baba ortaya çıkmıştır. Küreselleşmeyle birlikte de tüm dünyada tanınır olmuştur. Günümüzde Noel zamanında birçok mağazanın vitrininde Noel Baba mankenlerini, reklam amaçlı elbiselerini giymiş insanları, alışveriş merkezlerinde, sokaklarda, televizyon reklamlarında, gazete ve dergi sayfalarında görmek mümkündür. Böylece hayali bir figür olan Noel Baba, yardımseverliği, koruyuculuğu ve çocuklarla arasında dostluğu sebebiyle çok sevilmiş ve Noel’in ayrılmaz bir bütünü haline gelmiştir.

Dipnot
  1. Kudret Emiroğlu, Gündelik Hayatımızın Tarihi, s. 57
  2. AnaBritannica, “Nikolaos (Aziz),” s. 547; Kudret Emiroğlu, Gündelik Hayatımızın Tarihi, s. 56; Hidayet Işık, Dînî Kökeni Açısından Noel ve Yılbaşı, s. 459
  3. Hidayet Işık, Dînî Kökeni Açısından Noel ve Yılbaşı, s. 459
  4. Aysun İmirgi, Festivaller: Ankara’da T.C. ve ABD uyrukluların Yeni Yıl Kutlamalarının Halk Bilimi Açısından İncelenmesi, s. 88
  5. Mehmet Zafer İnanlar, Din-Mitos İlişkisi: Hristiyanlık Örneği, s. 165
  6. Torso: Gövde.
  7. Pruva: Geminin veya sandalın ön tarafı, baş bölümü.
  8. Kudret Emiroğlu, Gündelik Hayatımızın Tarihi, s. 57
  9. Petek Ersoy, Cumhuriyet Döneminde Yılbaşı Kutlamaları Üzerine Halkbilimsel Bir İnceleme, s. 7
  10. Beti: Figür.
Bibliyografya
  • AnaBritannica
  • EMİROĞLU, Kudret, Gündelik Hayatımızın Tarihi, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, İstanbul 2001.
  • ERSOY, Petek, Cumhuriyet Döneminde Yılbaşı Kutlamaları Üzerine Halkbilimsel Bir İnceleme, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2008.
  • IŞIK, Hidayet, "Dînî Kökeni Açısından Noel ve Yılbaşı", Necmettin Erbakan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Konya 1997.
  • İMİRGİ, Aysun, Festivaller: Ankara'da T.C. ve ABD uyrukluların Yeni Yıl Kutlamalarının Halk Bilimi Açısından İncelenmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara 2003.
  • İNANLAR, Mehmet Zafer, Din-Mitos İlişkisi: Hristiyanlık Örneği, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara 2015.
  • TDK Sözlüğü
Paylaş:
Yorumlar Bu içerikle ilgili fikirlerini hemen diğer kullanıcılarla paylaş.

  • Irmak Ilıcak
    29 Mart 2019 10:59

    Bir araştırma yaparken yazınıza denk geldim ve okudum. Yazınız oldukça başarılı ve anlatım çok güzel. Emeği geçen herkese teşekkür ederim. Başarılarınız daim olsun.

    • Ali Demir
      15 Nisan 2019 12:26

      Sayın Irmak Ilıcak, sitemizi ziyaret ettiğiniz ve değerli fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.

  • Şanslı Hissediyorum